Efe’ye
Efe,
Sesini ilk duyduğum anı hâlâ dün gibi hatırlıyorum. İçimi tarifsiz bir duygu kaplamıştı…
Biraz sızı gibi, biraz kelebeklerin kanat çırpışı gibi.
O an kalbimin büyüdüğünü hissettim. Meğer benim kalbim ne kadar genişmiş… Ne kadar sarıp sarmalama gücü olan bir organmış, seninle öğrendim.
Seni ilk kez duyduğum o an, hayatımın en gerçek anıydı.
Hamileyken hayal ettiğim her şeyden çok daha ötesin.
Seninle birlikte ben de doğdum… Arındım.
Kendimin bambaşka yönlerini keşfettim.
Ama her şey sadece o büyülü andan ibaret değildi…
Lohusalıkta bazen içimi tarifsiz bir yetersizlik duygusu kapladı.
Sana yetemeyecekmişim gibi… Seni gerektiği gibi koruyamayacakmışım gibi…
Hatta bir an, sanki benden uzaklaşacakmışsın gibi bir korku yerleşti içime.
Bir yanda yeni anneliğin verdiği o yoğun duygular,
Bir yanda dikişlerimin acısı…
Ve ben, hiçbir şeye yetişemeyecekmişim gibi hissediyordum.
Evet…
Bir süredir çok yorgunum.
Bazen kendimden çok uzağım.
Yeri geldiğinde ne yapacağını bilemeyen biriyim.
Ama öğreniyorum.
Senin için çaba sarf etmek, beni ayakta tutuyor.
Şimdi geriye dönüp bakınca görüyorum ki;
Ben o anlarda bile seni tüm kalbimle seviyordum.
Belki mükemmel değildim ama gerçektim.
Yoruluyordum ama vazgeçmiyordum.
Ve sen…
Benim minik tırtılım…
Seninle birlikte ben de kabuğumu kırdım.
Sen büyürken, ben de anne
Belki bir gün bu satırları okursun.
O zaman bilmeni isterim ki;
Sen benim hayatımda hissettiğim en derin, en güçlü duygusun.
İyi ki geldin Efe.
İyi ki benim oğlumsun.
Seni çok seviyorum.
— Annen
Sen benim en kırılgan halimde kök salan, en güçlü yanım oldun.

Yorumlar
Yorum Gönder
Siz ne dersiniz? Ne düşünüyorsunuz? :)